PORTAKALLI YER ELMASI

Kış ayları yaz sebzeleri gibi çeşitli ve lezzetli olmaz denir. Kanımca ben aynı fikirde değilim. Pazarda al beni al beni diyen güzeller güzeli karnabaharın, dizi dizi sıralanmış pırasanın, rengiyle iç ısıtan bal kabaklarının, mis kokulu kerevizin ve pazı lahana ıspanakların arasından geçerken bugün ne pişirsem diye karar vermek zor olabilir. Bir de sizi çağıran lastik çizmeli balıkçıların tezgahtaki derya kuzuları var tabii. 

Bu saydıklarım içinde evlerde en az pişen sebze YER ELMASI olsa gerek. Sanırım ülke halkı olarak bu tada pek de alışkın değiliz. Oysaki havuçla birlikte zeytin yağında pişirilmiş yer elması hem lezzetiyle hem de vücudumuza yaptıklarıyla öyle lezzetli ve yararlı ki. Herhalde evinizde bir kere pişirmiş ve denemiş olsaydınız, bu harika sebzeye masanızda daha çok yer verirdiniz.

img_7844

Tarife geçmeden önce sizinle önemli bir bilgi paylaşmak isterim. Herkes bağırsaklarımızın çalışma sistemini az çok bilir. Olabildiğince basit şekliyle anlatmak istersek; Bağırsak mikrobiyotamız yaklaşık 2 kilo ağırlığındadır ve bünyesinde yaklaşık olarak 100 milyar bakteri barındırır.  LactobacillusProbiyotik bakteriler, dışarıdan gelen zararlı bakterileri tüketerek yada bağırsak florasının asidik ortamını değiştirerek onların burada üremesini engeller ve yok ederler. Bu yararlı bakteriler bağırsak florasının düzgün olmasını sağlayarak sindirimi düzenler, aynı zamanda  bağışıklık sistemi üzerinde çok önemli etkiler yaratır. Bağışıklık sistemimizin görevi şudur; ”dışarıdan gelen tüm zararlı maddeleri yoket!” işte bu durumda bağışıklık sistemimiz bağırsaklarımızla birlikte çalışır. Unutmayın; bağırsaklar kalp kadar önemli bir organdır ve birçok kanser türünün türemesi de bağışıklık sistemimizin beraber çalıştığı bağırsaktan başlar. 

Şimdi yer elması yemeğinin bağırsaklarımızla ne ilgisi var sorusuna gelelim. Bağırsakta yaşayan yararlı bakteriler yani probiyotiklerin de beslenmeye ve mutlu olmaya ihtiyacı vardır. Artık bilindiği üzere, ne kadar çok yararlı bakteri o kadar çok sağlık ve düzenli çalışan bir vücut. Bu yararlı bakterilerin beslendiği yiyeceklerin ismi PREBIYOTIK ‘tir. Ve yer alması harika bir prebiyotiktir :)) Aynı zamanda pırasa da bu gruba girer. Bu gibi sebzeleri yediğinizde bağırsak bakterilerinizin mutluluktan taklalar attığını hissedebilirsiniz :))

 

Yer Elmasının Yararları

  • Yer elması, patates gibi toprak altında yetişir. İçinde önemli miktarda inülin denilen bir madde bulunur. Bu maddenin bağırsaklar için çok yararlı etkileri vardır ve kolon kanseri önleyicidir.
  • İnülinin aynı zamanda kan şekeri dengeleyici etkisi vardır ve bilinçli şeker hastaları sıklıkla tüketir.
  • Diyet yapanlarda kan şekeri dengelemesi ve buna bağlı tok tutucu etkisi sebebiyle öğünlerinde kullanabilirler.
  • Oldukça fazla lif içerir. Böylece sindirim sistemimizi mutlu eder.
  • Öksürük ve göğüs yumuşatma etkisi, hemoroite iyi gelmesi, anne sütü arttırıcı etkisi olması ve içeriğindeki bazı vitamin ve mineraller sebebiyle cildin parlaklığını arttırması gibi faydaları kısaca geçiyorum.

Bu arada süt arttırıcı etkisi var demiştim ancak bu inülin denen maddenin bir de olumsuz özelliği var. O da gaz yapıcı olması :)) Yararlı bakterilerimizin mutluluk taklalarını hissedeceğiz dediğimde bunu demek istemiştim :)) Süt veren anneler eğer sütleri yeterliyse boşa bebişleri bu gaz bombardımanına tabi tutmasın derim. Yoksa minik sırtlarına masaj yapan babalar ne güne duruyor? :))  Yani bunca faydayı elde etmek istiyorsanız buna da katlanacaksınız demektir. Ay istemem o zaman dediğinizi duyar gibi oluyorum. Ama yukarıda saydığım faydaları çok çok az yiyecekten sağlayabiliyorsunuz. Bağırsaklarınızın mutluluğu, sizin mutluluğunuz unutmayın.

img_7877

 

MALZEMELER

  • 700-800 gr yer elması
  • 5 küçük boy havuç
  • 1 büyük soğan
  • 2 diş sarımsak
  • Zeytinyağı
  • 1 çay bardağı pirinç
  • Tuz – şeker
  • 1 küçük portakalın suyu

 

img_7852

img_7855

 

HAZIRLANIŞI

  1. Genişçe bir tencerede ısıttığınız kaliteli zeytin yağında küp küp doğranmış soğanları kavurun.
  2. Yuvarlak doğranmış havuçları ve minik doğradığınız sarımsakları ekleyin.
  3. Havuçlar iyice sotelendikten sonra 1 çay bardağı pirinci ekleyin. Ve pilav yapar gibi kavurun.
  4. Üzerine iyice temizlediğiniz ve yer elmalarını koyun. (Yer elmalarını boyutuna göre hiç ufaltmadan direk kullanabilirsiniz)
  5. Yaklaşık bir dakika beraber karıştırdıktan sonra malzemelerin üzerine çıkmayacak şekilde su ekleyin.
  6. Tuzunu ve bir yemek kaşığına yakın şekerini ilave ettikten sonra kapağı kapalı olarak pişirin.
  7. Yaklaşık 15-20 dakika sonra (suyunu baya çektikten sonra) taze sıktığınız portakalın suyunu üzerine gezdirin.
  8. Bu şekilde de 5 dakika pişirdikten sonra ocağı kapatın ve soğumaya bırakın. (Limonla servis edin)

 

img_7873

 

Afiyet Olsun.

 

Fotoğraflar: Tuğçe TÜZÜN

EV YAPIMI GRANOLA

Çeşit çeşit reçellerin, peynirlerin, sucukların, pastırmaların olduğu uzun uzadıya yapılan kahvaltıları bırakalı yaklaşık 6 ay olmuştur. Evet güne iyi bir kahvaltı ile başlamak benim de tercihim ama o yağına ekmek bandığınız sucukla yada peynirin üstüne yerleştirdiğiniz jambonla değil. Bir kere işlenmiş şarküteri ürünlerinden sucuk-salam-sosis gibi şeyleri hayatımızdan tamamen çıkardık. Sucuk nadiren özlense de salam sosis evin kapısından içeri giremiyor. Peynir meraklısı bir aile olarak keçi peyniri başta olmak üzere her çeşidini kullanıyoruz. Annemin özenle yaptığı reçeller ise raflarımda süslü fiyonkları ile dekor oluyor. Aman duymasın ama, onları da değerlendireceğim vakitler olacaktır. Mesela bugün vereceğim granola tarifimde yoğurdun üzerine sevdiğiniz bir reçelden damlatabilirsiniz. 

Ben granolayı en pratik genişçe bir tavada yapıyorum. Bu ölçülerde hazırladığım malzeme bize bir hafta boyunca yetiyor. Genellikle çoğu sabah, ev yapımı granolayı yine kendi mayaladığım yoğurt ile karıştırıp yiyorum. Bazen istediğim bir meyve ekliyorum. Bu zamanlarda artık tükenmiş olan kokulu kırmızı üzüm favorim. Ben daha öncesinde bolca alıp buzluğa atmıştım. Ama isterseniz muz dilimleri veya elma parçaları da güzel oluyor. 

Tarife gelirsek;

img_7694

 

MALZEMELER

  • 200-230 gr yulaf
  • 60 gr çiğ kaju
  • 50 gr çiğ badem
  • 30 gr çiğ kabak çekirdeği içi
  • 2 yemek kaşığı kurutulmuş gül yaprakları
  • 1,5 tatlı kaşığı tarçın
  • 2 yumurta beyazı
  • 2 dolu yemek kaşığı bal
  • 1 çay kaşığı hindistan cevizi yağı
  • 1 çay kaşığı vanilya özütü
  • 1 yemek kaşığı chia tohumu

 

img_7704

 

HAZIRLANIŞI

  1. Yumurtaların beyazını bir kaseye alın. Üzerine bal ve vanilya özütünü ekleyip çırpın.
  2. Genişçe bir tavada hindistan cevizi yağını eritin.
  3. Yulafı tavaya döküp kavurmaya başlayın. Bir süre sonra tarçını koyun.
  4. Biraz kavrulduktan sonra istediğiniz boyutta küçülttüğünüz çiğ kajuyu ekleyin ve kavurmaya devam edin. 
  5. Badem ve kabak çekirdeklerini de ekleyip 2-3 dakika daha kavurun.
  6. Gül yapraklarını ekleyin. 
  7. Malzemelerin kavrulmuş kokusu duyulduktan sonra ballı yumurtalı karışımı ekleyin ve iyice karıştırın.
  8. Tavadaki tüm malzemenin üstüne bastırarak karışımın sıkışıp yapışmasını sağlayın. Bu sırada ateşi kapatın.
  9. En üste chia tohumlarını serpin ve kaşıkla biraz daha bastırın.
  10. Soğumaya bırakın.

 

 

img_7722

Ben bazen kendime torpil yapıp fırınlanmış hindistan cevizi cipslerinden de koyuyorum en üstüne. Ayrıca gül yapraklarını da koymak zorunda değilsiniz. Ama sabahları yoğurdumun üstünde mis gibi kokan gül yaprakları görmek hoşuma gidiyor. :)) Sabah kahvaltıda, öğlen mideniz kazındığında, ya da gece gece karnınız acıktığında yiyebileceğiniz en masum ve de lezzetli şey bu. Bir kavanoz granola yapıp kaldırın, bakalım size kaç gün gidecek  :))

 

 

Afiyet Olsun.

 

Fotoğraflar: Tuğçe Tüzün – Yiğit Ali Tüzün